Hepatit B

Hepatit B virüsü, karaciciğer iltihaplanması”na neden olan halk arasında sarılık olarak isimlendirilen bir virüstür. Kısaca “HBV” olarak anılmaktadır. HBV; 40-45 nm ölçülerinde olup, genetik olarak çift DNA materyali içermektedir. Bulaşıcı özelliği son derece yüksek yapıdadır. Bazı insanlar doğal olarak HBV’ye karşı doğal bağışıklık kazanmış olabilir. Bazı laboratuvar tahlilleri ile bağışıklığın olup olmadığı anlaşılabilir. Bağışıklık kazanmayan bireylerde birkaç doz Hepatit B aşısı ile koruma sağlanabilir. Günümüzde yeni doğan bebeklerin tamamına aşılama yapılmaktadır. 

Hepatit B belirtileri

Hepatit B
Hepatit B virüsü gözün beyaz renkli kısmında yoğun sararmaya sebebiyet verebilir.

Çoğunlukla diğer hastalıkların belirtileriyle benzerlik gösterebilir. HBV ile enfekte olan insanlarda herhangi bir belirtinin görülmediği durumlar da olabilir. Yoğunlukla rastlanan belirtiler aşağıdaki gibidir.

  • Yorgunluk ve halsizlik hissi
  • Baş ağrısı
  • Karaciğerin bulunduğu bölgede hassasiyet ve ağrı
  • İdrar renginde koyulaşma
  • Göz içinde ve vücudun belli bölgelerinde sararma
  • Hafif dereceli ateş
  • İştah kaybı, kusma ve bulantı

HBV hastalığını şiddetli bir biçimde yaşayan insanlarda dahi belirtilere rastlanmadığı görülmüştür. Tüm belirtileri taşısa bile hasta HBV ile enfekte olduğunu anlayamayabilir. HBV oldukça dikkat edilmesi gereken ve doktor tarafından kontrol edilmesi gereken çok önemli bir hastalıktır.

Hepatit B virüsünün bulaşma yolları ve korunma

Hepatit B
Hepatit B virüsüne temas etmeden aşı yaptırılmalıdır.
  • HBV virüsünden korunmanın en önemli yolu virüsle temas etmeden önce üç doz olarak uygulanan aşısını yaptırmaktır.
  • Hastalığın bulaşmasında ki en önemli sebeplerden biri korunmasız cinsel ilişkidir. Özellikle çok cinsel yaşama sahip kişilerin kondom kullanmaları gerekmektedir.
  • Kan nakli sırasında bulaşma ihtimali yüksektir. Her ne kadar donörden alınan kanlar tarama testleriyle kontrol edilse bile donörün HBV ile temasının erken döneminde antikor düzeyi düşük olduğu için Hepatit B testinin pozitifliği yakalayamadığı görülmektedir. Kızılay’dan tedarik edilmeyen kanların hastalara takılmaması önem arz etmektedir.
  • Ameliyat veya diş tedavisi esnasında steril edilmemiş malzeme kullanılması virüsün bulaşma yollarından önemli olanlarındandır.
  • HBV virüsü doğum esnasında anne virüs taşıyıcısı ise bebeğe geçebilir. Birçok HBV vakasının sebebi budur.
  • Ortak kullanılan kişisel eşyalarda bu virüsün bulaşma yollarındandır. Diş fırçaları, jiletler, tırnak makasları gibi bireye ait olması gereken eşyaların başka kişilerce kullanımı virüsü bulaştırabilir.
  • Vücuda kazınılan dövme yapımında kullanılan malzemeler steril hale getirilmeden başka kişilerde kullanılması virüsü bulaştırabilir. Vücuda batırılan akupunktur iğneleri bile bulaşıcı özellik gösterebilir.
  • Vücut sıvılarıyla HBV bulaşabilir. Ter, kan, meni, rahim sıvısı veya tükürükle bulaşabilir. Anne sütü, idrar veya gözyaşı ile de düşük ihtimalle de olsa bulaşabilir.

Hepatit B Tedavisi

Hastalığı akut olarak yaşayanlar için özel bir tedavi bulunmamaktadır. Akut dönem boyunca evde istirahat edilmesi tavsiye edilmektedir. Bunun esas sebebi virüsün yayılmasının önüne geçmektir. HBV karaciğere zarar veren bir virüs olduğundan enfekte olan bireylerin özellikle bu dönem içerisinde alkolden ve ağır ilaçlardan uzak durmaları önerilmektedir Virüsle temas ederek enfekte olan kişilerin kişisel eşyalarının başkalarınca kullanımını oldukça sakıncalıdır. Akut dönemin sonunda virüse karşı bağışıklık sağlanamazsa hastalık kronik bir hal alabilir ve bu durum Hepatit B taşıyıcılığı olarak adlandırılır.

hepatit b
Hepatit B virüsü taşıyan kişilerin düzenli olarak HBV DNA testi ile virüs sayısını takip etmeleri gerekmektedir.

Kronikleşen hastanın tedavisi için enfeksiyon uzmanlarına danışarak tedavi olmak gerekir.  Bu kronik hastalık için iki çeşit tedavi şekli mevcuttur. Enjeksiyon şeklinde interferonlar vücuda verilir. İnterferonlar karaciğerdeki bağışıklık cevabını artırmak için kullanılır. Yada tablet şeklinde nükleosid ve nükleosid benzerleri kullanılır. Ağızdan alınan bu ilaçlar ile HBV virüsünün çoğalması engellenip kontrol altına alınabilir. Vücuttaki virüs miktarı HBV DNA isimli laboratuvar tahlili ile tespit edilerek enfeksiyon uzmanının takibiyle ilaçta doz ayarlaması yapılır. Gerektiğinde ilaç kullanımına son verilebilir. HBV virüsüne karşı aşı olunarak hastalığın  bulaşmasının önüne geçilebilir. Bu aşılar ilk dozdan bir ay ve altı ay sonra tekrarlanacak şekilde toplam üç doz olarak uygulanır.

Hepatit B Teşhisi

Belirtilerinin yaşanması veya şikayetleriniz nedeniyle bir sağlık kuruluşuna başvurulmasından sonra hekiminiz sizden HBV virüsü ile ilgili laboratuvar tahlilleri isteyecektir. Karaciğer Fonksiyonu Testleri olarak da isimlendirilen ALT-SGPT(alanin aminotransferaz) ve AST-SGOT(Aspartat aminotransferaz) iki önemli karaciğer enzimi  mevcuttur. Hepatit B konusunda geçmişi olanlar bu testleri “Enzimler” olarak tanımlar. Karaciğer Fonksiyon Testlerinin yüksek seyretmesi karaciğerde hücre hasarına işaret eder. Enzimlerin normal değerler olarak tabir edilen sağlıklı bir değer aralığında olması bu virüsün vücuda zarar vermediği anlamını taşımamaktadır. 

Hepatit b
Hepatit B taşıyıp taşımadığınızı HbsAg testi yaptırarak öğrenebilirsiniz.

Detaylı bir araştırma yapılarak genel durumun kontrol altına alınması gerekmektedir. Kronik Hepatit B hastası olanların Karaciğer fonksiyon testlerinin normal seviyede bulunması hastalığın aktif olmadığını düşünmemeleri özellikle bir enfeksiyon uzmanına muayene olup virüsün kopya sayısını gösteren HBV-DNA tahlili ile kontrol edilmesi gerekmektedir.

Hepatit B vürüsünün mevcudiyetini gösteren tahlil HbsAg’dir. Bu tahlil pozitif olarak neticelendiğinde enfeksiyon uzmanınız tarafından istenecek ilave testlerle detaylı araştırmanın yapılması gerekmektedir.
Detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.